Turkish articles
-
Bu makale İngilizce orijinalinden yapay zeka (Deepseek) tarafından Türkçe’ye çevrilmiş ve yazar tarafından gerekli düzeltmeler yapılarak yayınlanmıştır. Özet Kognitif Davranışçı Tedavi (KDT) kırk yılı aşkın bir süredir dünya ruh sağlığı hizmetlerinde “altın standart” olarak sorgulanmayan bir egemenlik sürdürmektedir. Oysa klinik sonuçları dikkatli olarak incelendiğinde, KDT’nin ciddi anlamda sorunları olduğu anlaşılabilir. Bunlar arasında uzun vadede yüksek nüks oranları, tedaviyi oluşturan öğelerin etkinliğini araştıran çalışmalarda davranışçı tedavilerden daha iyi sonuç vermemesi ve duyguların subkortikal bölgelerinden kaynaklandığı gerçeğini göz ardı ederek rasyonel olmayan düşüncelerin değiştirilerek duygular üzerinde kontrol sağlanabileceği varsayımından hareket etmesi sayılabilir. Bu sorunlara rağmen KDT’nin psikoterapi alanında neden ve nasıl ön…
-
Özet Kognitif Davranışçı Tedavi (KDT) ve türevlerinin psikoterapi alanında gerçek bir ilerleme temsil edip etmediği, bu makalenin temel sorusunu oluşturmaktadır. Klasik KDT’nin kognitif yeniden yapılandırma, davranışsal deneyler ve çeşitli başa çıkma becerilerinden oluşan teknik karmaşıklığına rağmen, hangi bileşenlerin etkili olduğu konusunda ciddi belirsizlikler bulunmaktadır. Kognitif müdahalelerin, anksiyete uyaranlarının üzerine gitme (exposure) veya davranışsal aktivasyon gibi davranışçı tekniklere ek bir katkı sağlamadığını gösteren bir çok kanıt bulunmaktadır. Üçüncü dalga olarak adlandırılan Kabul ve Kararlılık Terapisi (Acceptance and Commitment Therapy – ACT), Diyalektik Davranış Tedavisi (Dialectical Behavior Therapy – DBT), Yargısız Kabullenme Temelli Kognitif Tedavi (Mindfulness-Based Cognitive Therapy – MBCT) gibi yaklaşımlar…
-
(Psychological treatment of Van earthquake survivors: Reply to Turkish Assocation for Psychologists – English summary not provided) Cumhuriyet gazetesi 9 Aralık 2011 tarihli Bilim ve Teknik ekinde Van depremi ile ilgili bir makalemden bir derleme yaparak bir yazı yayınladı. Bu yazıya Türk Psikologlar Derneği’nden (TPD) aşağıdaki yanıt geldi. “Sayin Basoglu Cumhuriyet gazetesi BT de cikan elstirinize yanitim sasgidadir, bilgilerinize saygilarimla VAN DEPREMİ SONRASINDA YÜRÜTÜLMEKTE OLAN PSİKOSOSYAL ÇALIŞMALAR: BIR YANIT Psikolog Dr. Nedret Öztan Türk Psikologlar Derneği Genel Başkanı Travma Birimi Üyesi APHB Yürütme Kurulu Üyesi nedretoztan@gmail.com 0 533 384 2172 Sayın Dr. Metin Başoğlunun yazısını görünce önce yanlış başlık atıldığını…
-
(A cost-effective mental healthcare model for earthquake trauma – Summary in English provided at end of article) (16.3.2023’de revize edildi) Daha önceki yazılarımda depremlerin travmatik etkilerine yönelik bir ruh sağlığı modelinden söz etmiş ve bu modele ilişkin bilgilerin 2011 kitabımda bulunabileceğini belirtmiştim. Bu kitap yakın zamanlarda yayınlandığı ve henüz Türkçe’ye çevrilmediği için bu modelle ilgili temel bilgilerin bir özetinin Van depremi sonrasında ruh sağlığı çalışanları ve Sağlık Bakanlığı yetkilileri için yararlı olabileceğini düşündüm. DEPREM SONRASI RUH SAĞLIĞI SORUNLARININ YAYGINLIĞI Doğal felaketlerin ruh sağlığı sorunlarına yol açtığı bilimsel araştırmalarla gösterilmiş ve artık sorgulanmayan bir gerçek olduğu için bu konu üzerinde fazla durmayacağım. Ancak, bu…
-
(English abstract provided at end of article) Van depreminden sonra depremzedelere ‘psikolojik destek’ vermek adına bir çok kişi, dernek ve kuruluş Van’a koşuyorlar ya da gönderiliyorlar. Psikolojik destek adına neler yapıldığını 1999 depremlerinden sonra çok yakından gördüğümüz için doğrusu içimi bir üzüntü kaplıyor. Bu konuyu biraz daha açarak kitlesel travmalar sonrası tedavi anlamında dünyada ve Türkiye’de ne gibi uygulamalar yapıldığı konusuna eleştirel bir bakış getirmenin yararlı olacağını düşündüm. Bu tür uygulamaları Japonya’daki son depremden sonra da gördüğüm için benzer yazıları bu blogda İngilizce olarak yayınlamıştım. Psikolojik destek adına yapılan işler genellikle kişinin başına gelenleri empati ile dinlemek, başkalarıyla paylaşmasını sağlamak,…
-
Van depremi Türkiye için deprem sorununun ne anlama geldiğini bir kez daha hatırlattı. Türkiye’de bulunduğum şu sıralarda kurtarma çalışmaları bitmiş durumda ve depremin yarattığı ruh sağlığı sorunu bir kez daha bütün ağırlığıyla kendini hissettirmeye başladı. Bu soruna yönelik olarak – Van’a psikolog veya psikiyatrist göndermek dışında – yapılan fazla bir şey görmemenin rahatsızlığı içinde yıllardır bu konularda çalışan bir bilim insanı olarak bu yazıyı kaleme alma gereğini duydum. Deprem ve savaş gibi kitlesel felaketlerin birçok bireysel, toplumsal ve ekonomik sonuçları arasında sıklıkla gözardı edilen bir yönü yarattıkları ruh sağlığı sorunu. Ne yazık ki, bu durum sadece Türkiye için değil, çeşitli…


