DABATEM – DAVRANIŞ BİLİMLERİ ARAŞTIRMA MERKEZİ

Deprem Simülasyon Tedavisi

Deprem simülatörü

Deprem simülatörü

Deprem Simülasyon Tedavisi, deprem sarsıntılarını benzeştiren bir simülatör kullanarak depremzedelerin sarsıntılar üzerinde kontrol duygusu geliştirmelerine yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Bu tedavi yöntemi DABATEM tarafından geliştirilmiş olup, ilk kez Türkiye’deki depremzedelerde uygulanmıştır. Deprem simülatörü özellikle Kontrol Odaklı Davranış Tedavisi’nin amaçlarına uygun olarak tasarlanmıştır. Sallanan bir platformun üzerine kurulan küçük ve mobilyalı bir prefabrik ev şeklinde tasarlanan bu simülatör, Richter Ölçeğine göre takriben 8 büyüklüğünde bir deprem sarsıntısı yaratabilmektedir. Sarsıntılar, önceden programlanmış deprem senaryolarını uygulayan bir bilgisayar tarafından kontrol edilmektedir.

Deprem Simülasyon Tedavisi Bu tedaviye katılan kişiler simülatörün içindeki bir kumanda ile sarsıntıları istedikleri zaman başlatıp durdurabilmekte ve sarsıntıların şiddetini azaltıp arttırabilmektedirler. Sarsıntıların kontrolünün tamamen tedaviye katılan kişide olması sıkıntı veya korkunun tahammül edilebilir bir seviyede tutulabilmesine yardımcı olur.

Tedavi sırasında genellikle iki duygu yaşantılanır: sarsıntılardan kaynaklanan korku ve deprem travmasının hatırlanmasından kaynaklanan sıkıntı. Sarsıntıları yeterince süre yaşamak kişilerin bu duygular üzerinde kontrol duygusu geliştirmelerine yardımcı olur. Seans korku ve sıkıntı üzerinde kontrol duygusu geliştiği zaman sonlandırılır. Bu tedaviyi alan vakaların büyük çoğunluğunda sarsıntıların yarattığı korku ve sıkıntı duygularının en aza indiği görülmüştür.

Kişiden kişiye değişiklik gösterse de, tedavi seansı genellikle 45 dakika sürmekte ve bu sürenin yaklaşık yüzde 80’i en düşük sarsıntı seviyesinde ilerlemektedir (Richter Ölçeğinde 3-4 seviyesi).

Bu tedavinin deprem korkusu ve TSSH üzerindeki etkisini, depremden 20 ay sonra, önce 10 vakalık bir ön çalışma ile araştırdık (Başoğlu, Livanou ve Şalcıoğlu, 2003b). Tedaviye katılanların 8’inde TSSH, 2’sinde eşik altı TSSH, 4’ünde ise ek olarak majör depresyon tanıları vardı. Bir saat süren tedavi seansına önce en hafif sarsıntı düzeylerinden başlandı ve hasta kendisini hazır hissettiği zaman üst düzeylere çıkıldı. Sıkıntı ve korkuda önemli ölçüde azalma olduktan ve kontrol duygusu ortaya çıktıktan sonra seans sonlandırıldı. Deprem simülasyon deneyiminin tek başına deprem korkusu ve TSSH üzerindeki etkisini anlayabilmek için seans sonrasında hastalara ayrıca korktuğu durumların üzerine gitmeleri konusunda herhangi bir öneride bulunulmadı. Tedavinin etkisi hemen seans sonrası, 2., 4., 8. ve 12. haftada yapılan ölçümlerle değerlendirildi.

Hastaların 8’i deprem simülatörünün sarsıntısı ile gerçek deprem arasında benzerliği ‘tamamen aynı’ veya ‘çok benziyor’ şeklinde değerlendirdiler. Tedavi sonrası yapılan tüm takip değerlendirmelerinde TSSH, depresyon ve korku ölçeklerinde anlamlı klinik iyileşme olduğu gözlendi. 12. haftada yapılan son takipte 10 hastanın 8’i kendilerini, bir genel iyileşme ölçeği üzerinde, “iyileştim / çok iyileştim” tarzında değerlendirdi. Tedavinin TSSH ve depresyon üzerindeki etkisinin klinik olarak anlamlı düzeylere 4. haftada geldiği saptandı.

Daha sonra yaptığımız bir seçkisiz kontrollü klinik araştırma (Başoğlu ve ark, 2007) tedavinin TSSB ve depresyonu olan vakaların yüzde 90’ında anlamlı iyilik hali ile sonuçlandığını gösterdi. Bu iyilik halinin mesleki, sosyal ve ailevi işlevsellik alanlarına genelleştiği görüldü. Tedavi sonrası nüks oranlarının çok düşük olduğu (sadece 1 vaka) ve tekrar deprem yaşayan kişilerde depremin travmatik etkilerine karşı artmış psikolojik dayanıklılık geliştiği de gözlendi.

Bu çalışma, deprem simülasyon deneyiminin tek seanslık davranış tedavisi olmadan da etkili olabileceğini düşündürmekteydi. Öte yandan, her iki tedavinin birlikte verilmesinin daha da iyi sonuçlar verebileceği düşünceyle, her iki tedaviyi de içeren kontrollü bir çalışma (Başoğlu, Şalcıoğlu ve Livanou, 2007) gerçekleştirildi. 31 vakalık bu çalışmada tedaviden sonra 8. haftada bütün ölçekler üzerinde anlamlı tedavi etkileri görüldü. İyileşme oranları 4. haftada %40, 12. haftada %72, 24. haftada %80, 1-2 yıllık takipte ise %80 idi. TSSH’daki iyileşme oranı tek seanslık tedavide elde edilen iyileşme oranından %20 oranında daha yüksek idi. Ayrıca, kombine tedavinin irritabilite, travmayı hatırlatan uyaranlara sıkıntı tepkisi verme, duygusal küntleşme, ilgi kaybı, kabuslar, yaşamın kısaldığı duygusu, uyku sorunları, bellek / dikkat toplama sorunları gibi TSSH belirtileri üzerinde daha etkili olduğu görüldü. Bu bulgular her iki tedavinin birlikte verilmesinin daha yararlı olacağını düşündürmekteydi.

Deprem Simülasyon Tedavisi, aşırı sıkıntı veya korku nedeniyle kaçınma davranışları üzerinde kendi başlarına kontrol sağlayamayan kişilerde travma ile ilişkili uyaranlardan kaçınmamayı kolaylaştıran bir yöntemdir. 5 ila 10 kişilik gruplar halinde uygulanarak kısa sürede çok sayıda kişi tek seansta tedavi edilebilir. Bu özelliği nedeniyle Deprem Simülasyon Tedavisi, terapist zamanı açısından, 10 seans süren bireysel tedavilere kıyasla 50 ile 100 kat düşük maliyetli bir yöntemdir. Deprem travmasına karşı koruyucu etkileri nedeniyle, bu tedavi deprem riski olan ülkelerdeki insanları depremlere psikolojik açıdan hazırlamak amacıyla da kullanılabilir.

Referanslar

  • Basoglu M, Salcioglu E, Livanou M et al (2005) Single-session behavioral treatment of earthquake-related posttraumatic stress disorder: a randomized waiting list controlled trial. Journal of Traumatic Stress, 18: 1-11. [İNDİR]
  • Basoglu M, Salcioglu E, Livanou M (2007) A randomized controlled study of single-session behavioral treatment of earthquake-related posttraumatic stress disorder using an earthquake simulator. Psychological Medicine, 37 (2): 203-214. [İNDİR]

NEW BOOK

Book on mass trauma

Book on mass trauma

Metin Basoglu’s Blog

Metin Basoglu’s Blog